Showing posts with label Prof.Dr. Haluk Çokuğraş. Show all posts
Showing posts with label Prof.Dr. Haluk Çokuğraş. Show all posts

Tuesday, May 8, 2018

Çocuklarda Öksürük


Prof. Dr. Haluk Çokuğraş


Öksürük aslında solunum yollarını açık tutmaya, solunum sistemini çeşitli olumsuz etkenlerden korumaya yarayan bir savunma mekanizmasıdır.
Dolayısıyla, kendi başına bir hastalık değil, pek çok hastalığın seyrinde vücudumuzun kendini savunma amacıyla oluşturduğu bir belirtidir.
Bütün üst solunum yolu infeksiyonlarında, zatürrede, astımda, tüberkülozda, ve bunun gibi pek çok hastalıkta karşımıza çıkar.
6 haftadan uzun süren ve tekrarlayan öksürükler önemlidir ve doktor tarafından araştırılmalıdır.
Kuru yani balgamsız öksürükler genellikle bademcik iltihabı, larenjit gibi üst solunum yollarını ilgilendirirken, balgamlı olan öksürük daha çok alt solunum yollarını ilgilendirir.
 Bazı öksürükler geceleri daha belirgindir: Astım, boğmaca ya da sinüzitte olduğu gibi.
Öksürüğün beslenmeden sonra ortaya çıktığı belli başlı durumlar ise boğmaca, mideden kaçak (reflü), ve anatomik bir bozukluk (nefes borusu ile yemek borusu arasında bir bağlantı) olabilir.
Boğmacada öksürüğün nöbetler yaptığını, larenjitte havlar gibi bir ses çıktığını, astımda hışıltı oluştuğunu biliriz.

Uzun süreli ya da tekrarlayan öksürük nedenleri nelerdir?

Herhangi bir nedenle başlayan öksürük uzunca bir süre devam eder.
 Uzun süreli ya da yineleyen öksürüğün okul çağlarında en sık rastlanan iki nedeninden biri astım, diğeri ise doktorların postinfeksiyöz öksürük dediği durumdur.
 Evde el bebek gül bebek bakılan çocukların okula ya da kreşe başlamaları ile kalabalık ortama girmeleri sonucunda birbirlerine sürekli mikrop bulaştırmaları infeksiyonlara zemin hazırlamakta; her infeksiyon çocuğun direncini kırararak yeni infeksiyonlara açık hale getirmektedir.
 Solunum yolu infeksiyonlarında hasar gören hücrelerin yenilenmesi için 4-8 haftalık bir süreye ihtiyaç vardır. Dolayısıyla bu çocuklar mikroplara karşı direnç kazanana dek okula-yuvaya başladıktan sonraki ilk bir-iki yıl çok sık öksürmektedirler.
İnfeksiyonların akciğerlere inmediği sürece bunların fazla önemi yoktur. Bununla birlikte sık yineleyen öksürüklerde altta yatan astım gibi olası bir solunum yolu allerjisi, tüberküloz ve bağışıklık bozukluğu özellikle araştırılmalıdır.
Sık öksürüklerle birlikte ateş, solunum sıkıntısı, hızlı soluma, hırıltı ve balgam çıkarma varsa; çocuğun gelişmesi geri kalıyorsa bu önemlidir, mutlaka uzman bir hekim tarafından görülmelidir.

Öksürükte tedavi gerekli mi ?

Öksürük kesici ilaçlar genellikle gereksizdir.
Ancak çocuğun solunumunu ya da beslenmesini bozan ve çok uzun süreli öksürüklerde bu ilaçlar verilir.
Önemli olan öksürüğe neden olan altta yatan asıl hastalığı tedavi etmektir.
Balgam sökücü olarak kullanılabilecek en iyi ilaç sudur.


 Su ya da başka bir sıvı (çay, ıhlamur, meyve suyu v.b.) bol miktarda alınırsa balgam sulanır ve kolay çıkarılır hale gelir.



İnek Sütü Allerjsi ile İlgili Annelere Bilgiler












Prof. Dr. Haluk Çokuğraş


• En iyi bilinen alerjik hastalıklar: Astım, alerjik rinit, ürtiker (kurdeşen), atopik dermatit (ekzema), besin ve ilaç alerjileri ile anafilaksidir.

• İnek sütünün alerji yapan bileşeni proteinleridir. Sütün şekeri olan laktoza karşı alerji olmaz, ama “laktoz entoleransı” dediğimiz durumda, süt içilince bol köpüklü bir ishal olabilir. Bu alerji değildir, barsakta sütün şekerini sindirmeye yarayan enzimin eksikliğindendir.

• İnek sütü alerjisi (İSA) olan çocukların yarıya yakını 1. Yaşta, %75’i 2. Yaşın sonunda, %85’i ise 3. Yaşta iyileşir. 5-7 yaşından sonra inek sütü alerjisinin devam etmesi çok seyrek görülen bir durumdur.

• Eğer inek sütüne alerjiniz varsa, her türlü süt içeren ürünü, bazen de dana etini yememeniz gerekir.
İnek sütü alerjisi olanların %90 oranında başka memeli hayvan sütlerine de (keçi, deve, eşek, at…) alerjisi vardır.
Eğer benim çocuğum inek sütü içince belirtiler ortaya çıkıyor, ama keçi sütünde bunlar olmuyor” diyorsanız, keçi sütüne devam edebilirsiniz. Ama %90 oranında alerji gelişebileceğini unutmayın !

• Hiç süt ya da süt içeren mama almayan çocuklarda da inek sütü alerjisi olabilir. Bu durumda annenin aldığı süt ürünleri, çocuğa anne sütüyle geçebilir.

• İSA olan ve sorunsuz bir şekilde anne sütü alan bebeklerin annelerinin diyet yapmalarına gerek yoktur.

• Ancak, İSA olan ve sadece anne sütü almasına rağmen alerjik reaksiyon gösteren çocukların anneleri diyet yapmalıdırlar:
Bu durumda emziren anneler her türlü süt ürününü kesmelidirler.
Ayrıca sütü artırır diye önerilen tahin de İSA’lı çocukların anneleri için yasak olmalıdır.
Eğer anne dana etini yiyor ve çocukta bir soruna yol açmıyorsa, dana eti tüketilebilir. Aksi durumda dana eti de diyetten çıkarılmalıdır.
 Annelere kalsiyum desteği yapılabilir.

• Bazen çocukta çoklu besin alerjisi söz konusudur ve allerjiyi yapanın hangi besin olduğu da bilinemez.
Bu durumda annelerin tüm olası riskli besinlerden (süt, yumurta, kuruyemiş, kakao…) uzak durması önerilir.
Bu bazen güç olabilir  ya da çocuktaki belirtiler çok ciddi olabilir, o durumda anne sütü de kesilip, 2 haftalık A.A. formüla ile diyeti yapılıp, daha sonra anne sütüne dönülmeli, ve annenin diyeti teker teker açılmalıdır.

• İnek sütü alerjilerinin kabaca 2 çeşidi vardır: IgE aracılıklı ve Non-IgE İSA.
İkinci türünde yapılan testlerde süt alerjisi saptanamaz, ama süt verince çocuk reaksiyon gösterir.

• IgE aracılıklı İSA, daha yavaş düzelir.
 Ekzema, başka deri alerjileri, astım ve alerjik rinit gibi solunum sistemi alerjileriyle birlikte olabilir.

• Non-IgE İSA’ daha çok deri bulguları ve kanlı-muküslü kaka, ishal ve kusmalar ile birlikte gider. Makat çevrelerinde sıklıkla kızarıklık gözükür. Bu çocuklar sıklıkla daha çabuk iyileşirler.

• İSA’lılarda bazen kilo alamama, reflü belirtileri gibi belirtiler de görülebilir.

• İSA alerjisi olan bir bebek ileride gelişebilecek astım ve alerjik rinit açısından başka çocuklara göre daha fazla risk taşırlar.
Bu çocuklarda süt alerjisi geçerken, ev tozu akarı, polen alerjisi vb başlar.
Bu riski azaltmak için, iyi bir diyet ve eğer içiliyorsa sigara kullanmamak yapılacak en iyi şeydir.

• Ayrıca her ekzeması olan çocukta mutlaka bir besine alerjisi olduğu söylenemez. Ama yine de özellikle ilk bir yaşta ekzemalı çocuklarda en sık rastlanan neden süt ve yumurtadır.

• İSA kliniği çok farklı olabilir. Bazılarında Sadece süt ile ortaya çıkabilecek 3-5 döküntü olabilirken, çok alerjik çocuklarda 1 damla sütle bile şiddetli anafilaktik reaksiyon görülebilir.

• Bir besin alerjisinin tek tedavisi: O besini yememektir.
 Süt ve yumurta alerjileri yaşla geçerken, fındık fıstık ve deniz ürünü alerjileri genellikle yaşam boyu sürer.

• Soya sütünü İSA’da pek tercih etmiyoruz.
Çünkü östrojen miktarı fazla, üstelik GDO da içerebilir.
 Ayrıca İSA olan çocukların %25-30’unda soya alerjisi de vardır.

• Tedavide her türlü süt ürününü ve bazen de dana etini diyetten çıkarıp, eğer varsa anne sütünü, yoksa alerji yapmayan bir formül mama öneriyoruz

• Hiç allerji yapmayan mamalar aminoasid bazlı formülalardır.
 Bunların tatları maalesef kötüdür, ve çocuklar başlangıçta reddederler.
 Ama ısrar edilirse, bütün çocuklar bu mamaları alırlar.
Vanilya şurubu, pekmez vb. tadını bir parça düzeltebilir.
Hafif inek sütü allerjisi olan olgularda yoğun hidrolize mamalar da tercih edilebilir.Bu mamalar besin değerleri açısından inek sütüne eşdeğerdirler. Büyüme ve gelişme olumsuz etkilenmez.

• Tanı koymada iyi bir beslenme öyküsü almak çok önemlidir.
Deriden yapılan veya kandan yapılan testler hemen hemen aynı ölçüde yardımcı olur. Uygulamak daha güç olduğundan, genellikle 2 yaşından önce deri testi çok tercih edilmez, ama gerekliyse ilk aylarda bile yapılır.
 Deri testi yaparken antihistaminik ilaçlar 10 gün önceden kesilmelidir.
 Halbuki kan testinde ilaçları kesmeye gerek yoktur.
 Bir besinle (örneğin sütle) anafilaksi öyküsü varsa, kan testini (spesifik IgE) tercih etmek daha doğrudur.
Kandaki spesifik IgE değerlerini değerlendirirken çocuğun yaşı da çok önemlidir. Örneğin 6 aylık bir çocukta 0,70 bile pozitif kabul edilirken, 4 yaşındaki bir çocukta, duruma göre 3-5 gibi bir değerde diyet açılabilir.

• Bu testlere tekrar bakmak için ortalama 6 aylık bir süre gerekir.

• Diyet açılırken, testler negatifleşmişse, ve çocukta ciddi reaksiyon öyküsü yoksa, doktor önerisine göre evde de minik minik yüklemeler yapılabilir.
Tercihen önce pişmiş süt ürünleri denenir. Eğer çocukta daha önce ciddi bir alerji öyküsü varsa, ya da spesifik IgE değerleri hala yüksekse, deneme hastane koşullarında ve doktor gözetiminde yapılmalıdır.

• Kullandığımız antihistaminik ilaçlar alerjiyi geçirmemekte, sadece ufak tefek kaçaklarda oluşabilecek reaksiyonları önlemekte ve belki de, barsaklardaki alerji hücrelerini azaltmaktadır.




aynısefa çiçeği

calendula officinalis: dahili olarak ağiz boğaz agrısında , mide ülserinde harici olarak yara iyilesmesinde kullanılır. boğaz agrısında 1...