Saturday, March 24, 2018

Çocuklarda Allerjik Rinit ( Allerjik Nezle )






Allerjik Rinit (=Saman Nezlesi) Nedir?
Polen , ev tozu akarı, küf mantarı gibi alerjik maddeyle  temas sonucu  aksırık, şeffaf renkli burun akıntısı,  burunda ve boğazda kaşıntı hissi, burun tıkanıklığı ve bazen de geniz akıntısı bulguları ile seyreden bir hastalıktır.
Polen alerjisine bağlı mevsimsel olabilir ya da  akarlara, küf  mantarına bağlı oluşan ve bütün bir yıl boyunca aralıklarla devam eden tabloyla da karşımıza çıkabilir.
Tek başına görülebileceği gibi, öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi akciğer bulguları ve gözlerde sulanma, kızarma, kaşıntı gibi göz bulgularının eşlik ettiği diğer alerjik durumlarla da görülebilir.
Alerjik Rinit Tanısı  Nasıl Konur?

İlkbahar-yaz aylarında  uzun süren ve nöbetler halinde görülen aksırık, su gibi şeffaf burun akıntısı, burun ve boğazda kaşıntı, burunda tıkanma yakınmalarının bulunması, polenlere bağlı mevsimsel allerjik rinit hastalığını düşündürür.
Eğer bu bulgular tüm yıl boyunca devam ediyorsa perenial ( süregen) allerjik rinit tanısını düşündürür.
Allerjik riniti (Saman nezlesi) olan çocukların   %30-40’ında bronş hiperreaktivitesi (hassasiyeti) veya astım, daha az sıklıkla da atopik dermatit , alerjik konjoktivit gibi diğer allerjik hastalıklar da görülmektedir.
Allerjik riniti olan çocuklarda orta kulak iltihabı, sinuzit, zatürre gibi hastalıklar daha sık görülmektedir.
Tanı, fizik muayene ile birlikte, cilt testi ve burun mukozası sürüntüsü incelenmesi ile kesinleştirilir.
Alerjik Rinit Tedavisi
Allerjikl rinit tedavisi 3 basamaklıdır. Çevresel  önlemlerin alınması, ilaç tedavisi ve  aşı (immunoterapi) .

1. Çevresel Önlemler: 

Tüm yıl boyunca belirtileri olan perenial rinitli hastaların yaşadığı yerlerde ev tozu akarı, küf mantarı , aşırı kuru hava, sigara dumanı,  parfüm, çamaşır suyu, kokulu temizlik maddeleri gibi hastalığı tetikleyici etkenlerin ortamdan uzaklaştırılması gereklidir.
 Polen hassasiyeti olan çocukların da polen dönemlerinde mümkün olduğu kadar kapalı ortamda bulunmaları önerilmektedir.
2. İlaç Tedavisi: 

 Burun Temizleme : Hazır püskürtmeli deniz suyu ya da fizyolojik serumlu ilaçların  ya da  enjektör yardımı ile burun içinin  fizyolojik serum ile düzenli olarak temizliğinin yapılması önerilir.  Bu işlem akıntıları sıvılaştırır, burnun iç kısmının nemlenmesini sağlar, alerjen maddeleri uzaklaştırır.

 Antihistaminikler :
1. Sistemik Antihistaminikler (şurup, tablet): Bu ilaçlar özellikle aksırık, burun akıntısı, burun kaşıntısı gibi şikayetlerin ortadan kaldırılması için kullanılır. Burun tıkanıklığına etkileri yoktur.  Bu ilaçlar sadece ihtiyaç olduğunda kullanılır, sürekli kullanılmazlar. Şikayetlerin arttığı zamanlarda kullanılarak belirtilerin ortaya çıkması  önleyenebilir.
2. Lokal Antihistaminikler ( burun içi sprey). Burun akıntısı, aksırık veya burun kaşıntısı şikayetlerinin yoğun olduğu dönemlerde burun içine uygulanır.

Koruyucu ilaçlar (kortizollu burun içi sprey):
Tedaviye dirençli, kronik ve yıl boyunca devam eden allerjik rinitlerde veya belirtilerin yoğun olduğu mevsimsel rinitlerde doktorun önerdiği doz ve sürede  burun içine uygulanır.
Özellikle sürekli burun tıkanıklığı şikayeti veya burun akıntısı, hapşuruk ve burun kaşıntısı şikayetlerinin aşırı yoğun olan hastalarda önerilir.
3. İmmünoterapi (aşı tedavisi): 
Şikayetlerden sorumlu olduğu saptanan allerjenin gittikçe artan dozlarda hastaya verilmesi ile o allerjene karşı duyarsızlaştırma esasına dayanır. Bu tedavi şekli hastalığın uzun süreli kontrol altına alınabilmesi için uygun hastalarda uygulanmaktadır.

Üst solunum yolu enfeksiyonları hangileridir?








Üst solunum  yolu enfeksiyonları:
1-Nazofarenjit: nezle
Burun-geniz bölgesi-bademcik ve yutağı içine alan bölgenin enfeksiyonudur. Bu bölge enfeksiyonları genellikle viraldir. Antibiyotik kullanmadan  semptomatik tedavi ile genelde kendiliğinden iyileşir. Eğer genizden koyu renkli akıntı görürse ve ateş varsa o zaman antibiyotik kullanımı değerlendirilir.
2-Tonsillit: bademcik iltihabı.
Tonsillitte bademcikler sadece kızarık olabilir, ya da üzeri beyaz renkli iltihap olabilir.   Hafif  kızarık  olması  daha çok  viral enfeksiyonlarda görülür. Bademciklerin üzerinde  beyaz  iltihaplar görülürse bu durum daha çok streptokok ( halk arasında beta mikrobu denilen) enfeksiyonuna bağlıdır. Bu durumda boğaz kültürü almak gerekir, eğer kültür pozitif gelirse 10 gün boyunca penisilin tedavisi uygulanmalıdır. Tedavi edilmesse ya da eksik tedavi yapılırsa kalp eklem romatizması riski vardır. Epstein-Barr  virüsü  (EBV) enfeksiyonları bademciklerde beyaz renkli iltihaba sebep olabilir. Halk arasında öpücük hastalığı da denilir.  antibiyotikten  3  gün sonra halen düzelme yoksa şüphelenilir, bazı  özel  kan  testleri ile tanı konur.
3- Larenjit:
Krup ismi de verilir. Larinks  dediğimiz  ses  tellerinin enfeksiyonudur, genellikle viraldir  gece  yarısı  aniden  köpek  havlar gibi  tipik bir  sesli öksürük ile başlar. Bu öksürük sesini duymak tanı koydurur. Viral bir hastalık olduğu için antibiyotik gerekli değildir. soğuk buharla, bazen de  kortizonlu ilaçlarla tedavi  edilir. Soğuk havada  dışarı çıkmak ta iyi gelir. Eğer ateş eşlik  ederse ve çocuk toksik ( düşkün ) görünüyorsa o zaman epiglottit  denilen  acil tedaviyi gerektiren bir hastalık olabilir. Hemen doktora göstermelidir.  
 Üst  solunum  yolu  enfeksiyonlarının  %80’i  viraldir, viral enfeksiyonlarda antibiyotikler etki etmez. Semptomatik tedavi yani şikayetlerin azaltılmasına yönelik tedavi yeterlidir. .  Ateş ve ağrı için ateş düşürücü ilaçlar, boğaz  ağrısı için  bol  sıvı tüketmek,  özellikle ıhlamur, kuşburnu gibi bitki çayları, C vitamini için bol meyve tüketmek önemlidir.

Peki ne zaman antibiyotik kullanmak gerekebilir?
  • ·         Ateş  sık sık çıkıyorsa, kontrol  altına  alınamıyorsa
  • ·         Bademcik  üzerinde beyaz renkli  iltihap varsa
  • ·         Öksürük on günden uzun sürmüş ise ve koyu renkli burun akıntısı ve geniz akıntısı varsa,
  • ·         Kan  tahlilinde bakteriyel  enfeksiyonu  destekleyen  bulgular  varsa.
  • ·         Krupla  birlikte  yüksek  ateş  var  ve  epiglottit  şüphesi  varsa


Thursday, March 22, 2018

Beta Mikrobu





A grubu beta hemolitik streptokok isimli bakteri çocuklarda en sık bakteriyel bademcik iltihabı ( tonsillit) etkenidir, bu bakteri halk arasında beta mikrobu olarak bilinir.

Beta Mikrobu nasıl bulgu verir?


Ani başlayan yüksek ateş, boğaz  ağrısı, boğazda yanma hissi, yutma zorluğu, baş ağrısı, karın ağrısı, üşüme, titreme görülür.Bulantı, kusma ,iştahsızlık görülebilir.

Fizik muayene bulgusu olarak bademcikler şiş ve kırmızıdır. Şişmiş bademciklerin üzerinde beyaz eksüda denilen iltihapların görülmesi karakteristiktir. Bazen küçük dil ödemli  olabilir. Boyunda  lenf  bezlerinde  şişme olur, bazen  tüm  vücutta kızarık döküntü olabilir.


Beta Mikrobu Tanısı nasıl konur?


Beta mikrobunun tanısı için boğaz sürüntüsünde hızlı beta testi veya Strep A testi adı verilen bir test yapılır. Testin pozitif çıkması tanı koymada anlamlıdır ancak negatif çıkarsa ve beta mikrobundan şüphe ediliyorsa mutlaka boğaz kültürü almak gerekir. Kesin tanı boğaz kültürü ile konur.

Beta Mikrobu Komplikasyonları nelerdir?


Beta mikrobunun tedavi edilmediği zaman ya da on günden az tedavi süresi olduğu zaman görülebilen en ciddi komplikasyonu kalp romatizması da denilen  akut romatizmal ateştir. Bazen de böbreklerin etkilendiği glomerulonefrit denilen bir böbrek hastalığı da görülebilir, bu da idrarda kan görülmesi ve tansiyon yükselmesi ile tanınır.


Beta Mikrobu Tedavisi nasıl olur?


10 gün  ağızdan verilen Penisilin  antibiyotikle ya da tek doz intramusküler kas içine yapılan penisilinin iğne formu  ile tedavi edilir.



Saturday, March 17, 2018

Bebeklerde Reflü




Reflü : Mide içeriğinin yemek borusu boyunca yukarı doğru çıkmasıdır.
 Bebek beslenirken yediklerinin mide- yemek borusu arasında bulunan kapakçığın zayıf olmasından dolayı midedeki besinlerin yemek borusundan yukarı kaçmasıyla meydana gelir.
 Reflüde bebek beslendikten sonra süt ya da mama  ağzının kenarından hafif bir sızıntı şeklinde çıkar. Bazen de fışkırır gibi çıkarır ya da burnundan da gelebilir.. Özellikle kolik sancılarının şiddetli olduğu 6–8 haftalarda reflü de şiddetlenme gözlemlenir..
Eğer reflü bebeğin soluk borusuna kaçıp morarmaya neden olmuyorsa, takiplerinde aylık kilo alma hızı normal seyirde devam ediyorsa ilaç tedavisine gerek yoktur. 
Bebeğin emzirme sonrasında gazını çıkarmak, beslenme sonrası hemen  yatırmayıp bir  süre dik pozisyonda tutmak, eğimli bir yerde 30 derece eğimle yatırmak genellikle yeterli olmaktadır..
Eğer kilo kaybı ve gelişme geriliği oluyorsa, soluk borusuna kaçırıp sık solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorsa ilaç tedavisi gerekir.

Friday, March 16, 2018

Ev Tozu Allerjisinden Korunmak için Öneriler






Ev tozu alerjisi, mite( mayt) denilen ev tozu akarlarına karşı oluşur. 
Mite’lar  mikroskopla görülemezler, insanın deri döküntüleri ile beslenirler. 



En çok yorgan, yastık, yatak, halı, perde, kumaş kaplı mobilyalarda ve tüylü oyuncaklarda bulunurlar. 
 En iyi 20-30 C derece sıcaklıkta ve % 60-70 nemli ortamda yaşarlar. 
Ev tozu akarlarının alerji yapan kısmı , dışkıları ile ortama yayılan protein yapısındaki maddelerdir. 
Maytlar solunum yolu ile alındığında allerijk rinit, astım gibi solunum  yolu hastalıklarına , deri yoluyla temasta ise atopik dermatit ( egzema ) gibi cilt hastalıklarına sebep olurlar.
Ev tozu alerjisinden korunmak için neler yapılabilir?
1-Maytlar en çok vaktimizin büyük kısmını uyuyarak geçirdiğimiz ve deri döküntüsünün en çok olduğu yataklarda bulunur. Nevresim ve çarşaflar haftada bir 60 derece ısıda yıkanmalıdır. 60 derece ısıda maytlar ölür. Mümkünse yastık kılıfları ve çarşaflar özel olarak üretilen kılıfla kaplanmalı.
2- Evdeki halıları kaldırıp, yerine makinede yıkanabilen kilim koymalı. Akarlar bakteri olmadığı için antibakteriyel ya da antiallerjen olarak sunulan halıların korunmada bir etkisi yoktur.
3-Ev yüksek etkinlikli vakumlu elektrik süpürgeleri ( HEPA filtreli) ile haftada en az ün gün kırk dakika boyunca süpürülerek ev tozu akar miktarı azaltılabilir. bu yolla akarların %20 azaltıldığı gösterilmiş.
4- Allerjisi olduğu bilinen kişilerin odasında mümkün olduğunca az eşya olmalı, toz tutan kitaplık gibi araçlar olmamalı. Sık sık nemli bir bezle toz alınmalı.
5-Akarlar nemli ortamda yaşadıkları için evin çok nemli olmamasına dikkat etmeli, odadaki nem % 50 yi geçmemelidir , odada nemölçer bulundurarak nem durumunu kontrol etmelidir.
6-Evde kadifeli, tüylü kumaşlı perde ya da mobilya bulundurmamalı.
7- Çocuklara peluş, tüylü oyuncaklar verilmemeli. Eğer çocuk bu oyuncağından vazgeçemiyorsa haftada bir plastik bir poşete koyup derin dondurucuda 24 saat bekletmelidir.

Saturday, March 10, 2018

çocuklarda uyku sorunları





Uyku, çocuk gelişiminde önemli bir aracıdır. 
Onların büyüme ve gelişmelerinde çok önemli bir yere sahiptir. 
Her çocuğun uyku ihtiyacı birbirinden farklılık gösterir, ama bilindiği gibi okul öncesi dönemde bu ihtiyaç daha fazladır.
Çocukların uyku süreleri ne kadar olmalı?
Bebeklerin uyku ihtiyacı aylara göre farklılık gösterir:
Yenidoğan bebekler: 16.5 saat uyurlar.
3 aylık : 15 saat = 9 saat gece, 6 saat gündüz ( üç kez )
3-6 aylık : 15 saat = 10 saat gece , 5 saat gündüz
(6 aylıktan itibaren gece 6-8 saat kesintisiz uyuyabilirler.)
9-12 aylık : 14 saat = 10-12 saat gece, 1.5 -2 saat gündüz ( iki kez)
12-18 aylık : 13-14 saat = 11 saat gece , 2-3 saat gündüz ( iki kez )
(18 aylıktan itibaren  akşam üstü günde bir kez 1.5-2 saat uyurlar.)
18-24 ay : 12-14 saat = gece 10-12 saat, gündüz 1.5-2 saat bir kez ( bazen iki kez)
3 yaşından  itibaren gündüz uykularına ihtiyac kalmaz.
Yaş ilerledikçe uyku ihtiyacı azalır.
3-6  yaşında bir çocuk 10-12 saat uyur.
7-12 yaşında bir çocuk 10-11 saat uyur.
13-18 yaşında bir çocuk 8-9 saat uyur.
Çocuklardaki uyuma güçlüğüne neden olan durumlar:
1- Anne babanın aşırı disiplinli ya da aşırı hoşgörülü olması:  Her iki halde de çocuk ya her dediği yapıldığı için ya da tepki için uyumayı reddeder.
2- Çocuğun uyayacağı odanın uyumaya elverişli olmaması: aşırı sıcak ya da soğuk ( 18-22 C olması  idealdir) olması, havasız olması , gürültü olması.
3- Odasının ya da yatağının  değiştirilmesi çocuğun uykuya geçişini zorlaştırabilir..
4- Babanın eve geç gelmesi: çocuk babasıyla vakit geçirmek istediği için uyumayı reddedebilir.
5- Çocuğun gündüz uykusunun uzun olması
6- Çocuğun sabah geç kalkması
7- Evde, akşam saatlerinde  yaşanan hareketlilik, televizyon izlenmesi, sohbet ortamı gibi haller çocuğa çekici gelir ve çocuk bu ortamı bırakıp gitmek istemez.
8- Anneye aşırı bağımlı olan  çocuk, uyumayı anneden ayrılma gibi görür ve uyumak istemez.
9- Çocuk enerjisini boşaltamamışsa uykuya dalmada güçlük çeker. Onu gün içinde fiziksel aktivitelerle koşmak top oynamak gibi yormak gerekir. Ancak, uyku saatine yakın oynanan hareketli oyunlar çocuğun uykusunu kaçırır.
Uyuma güçlüğü yaşayan çocuklara nasıl yaklaşalım?
-Belli bir  uyku  rutini oluşturmak, örneğin akşam yemeğini yemek, birlikte  oynamak, masal okumak ve yatma zamanı gibi, bunu her akşam tekrarlamak
Daha büyük çocuklar için diş fırçalama, pijamalarını giyme gibi uykuyu hatırlatacak rutinler oluşturulmalı.

-uyuması için sessiz bir ortam sağlamak, ışıkları kapatmak,

-Eğer çocuk karanlıktan korkuyorsa gece lambası kullanmak,

- televizyonu uyku saatinde çok daha önce kapatmak,

-uykuya geçiş saatinde masaj yapmak onu rahatlatabilir ve uykuya geçişini kolaylaştırabilir.

-Eğer rutinin dışında geçirilmiş bir gün  ise misafirlikten dönmek gibi uykuya geçmesi için daha uzun bir zamana ihtiyaç duyulabilir.

-Çocuğun odasında  oynayabileceği oyuncakların olması,  uyansa da kendini oyalamasına yardımcı olur.

-Çocuğun odasında kalın perde kullanmak sabah erken kalkmasını önleyebilir.

 

-Bazı çocuklar acıktıkları için uyabilir. Bu nedenle yatmadan kısa bir süre önce bir şeyler verilebilir.
-Eğer gün içinde öğlen uykusu süresi uzunsa akşam uykusu gelmeyebilir , bu durumda gündüz uyku saatinin süresi kısaltılabilir.

-Gün içersinde çocuğa fiziksel aktiviteler yaptırarak;  top oynamak, koşmak gibi aktivitelerle yormak, akşam uykusunu kolaylaştırabilir.

 

-Bazı çocuklar ebeveynleri ile vakit geçirmek istedikleri için uykuyu reddedebilirler. Bu özellikle çalışan anne baba çocuklarında görülür. Uykudan önce mutlaka vaktin bir kısmını onunla geçirmek,  günün nasıl geçtiği gibi konularda sohbet etmek gerekir.

 

 

Çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için yeterli bir uyku uyuması şarttır. Bazı hormonlar özellkikle büyüme hormonu salgılanması uykuda artar ve bu nedenle uyku büyüme üzerinde olumlu rol oynar. Büyüklerimizin söylediği  ‘’ uyusun da büyüsün, tıpış tıpış yürüsün ‘’ sözü çok doğru bir saptamadır.

Friday, March 2, 2018

ÇOCUKLARDA EV KAZALARININ ÖNLENMESİ








0-6 yaş grubundaki  çocuklar kendilerini kazalardan koruyabilecek gelişime  yeterince sahip değildir.
 Kendilerini kazalardan koruyamadıklarından, kazalardan korunmaları, çevre güvenliğinin sağlanması ve  denetlenmesi erişkinlerin sorumluluğundadır.
Ev kazaları ev içerisinde yapılacak basit düzenlemelerle alınacak bazı tedbirlerle ve anne babanın eğitilmesiyle önlenebilir.


Çocukları kazalardan korumak için alınacak tedbirleri bir kaç başlıkta toplayabiliriz.:

1-Mutfak:

  • Bıçak gibi keskin uçlu aletler ulaşamayacağı yerlerde saklanmalı
  •  tava sapları iç tarafa dönük olmalı
  • tencere yemeği mümkünse ic taraftaki gözde kaynatmalı.
  • Su ısıtıcısı çocukların ulaşabileceği bir yerde bulunmamalı.
  • Mümkünse ocak bariyeri temin edilmeli.
  • Bulaşık deterjanı ve diğer temizlik ürünleri asla lavabo altındaki dolapta saklanmamalı.
  • Kucakta bebek ile sıcak çay kahve gibi içeceelr aynı anda taşınmamalı.


2-Banyo:

  • Yerler kaymaz halı ile örtülmeli
  • Dusakabine duşakaymaz konmalı. Kullanılmadığı  zamanlarda kapısı kapalı olmalı
  • Tuvalet klozet kapağı herzaman kapalı olmalı.
  • Kova , leğen gibi eşyalar asla su ile  dolu olarak bırakılmamalı
  • Biraz daha büyük çocukların ellerini yıkaması  için  lavabo önüne yükseltici konulması iyi olur.
  • Temizlik ürünleri kendi orjinal ambalajında ve ulaşamayacağı yerde saklanmalı


3-Ev içinde:

  • Dolap, gardırop gibi büyük eşyalar duvara monte edilmeli,sabitlenmeli.
  • Prizler koruyucu ile kapatılmalı
  • Elektrik kabloları ulasabilecekleri yerlerde bulunmamalı
  • Pencereler in önüne sandalye yatak gibi üzerine çıkılabilecek esyalar konmamalı.
  • Masaların sivri uçları koruyucu ile kapatılmalı.Pencerelere güvenlik aparatları takılmalı.( bu ürünler yapı marketlerden yada cocuk mağazalarından temin edilebilir)
  • Çocuklar çekmecelerle oynamaya bayılır,  parmaklarını sıkıştırabilirler, bu yüzden çekmeceler için özel koruyucu aparatlar kullanılmalı.
  • Özelikle  mıknatıslar küçük çocuklar için yutulması durumunda tehlikelidir. Mıknatıs,boncuk ,iğne gibi nesneleri ulaşamıyacakları yerde saklayın.
  • Perde kordonlarını boyunlarına dolayabilirler, ulaşamayacakları yerde olmalı
  • Zaman zaman bebek gibi yerde emekleyerek dünyaya onların gözünden bakmalı .
  • Bebekler tekerlekli yürüteç ile yalnız bırakılmamalı merdivende yuvarlanabilir.
  • Masa örtüsü çekip masanın üzerindeki eşyaları üzerien düşürebilirler.
  • Bebek ve kücük çocukların naylon poşetleriyle oynamasına izin vermeyin boğulabilirler.
  •  Seramik ve fayans zeminler çocuklar için tehlikelidir. Evdeki halı sayısını artırın,kaygan zeminlerin üzerini örtün.
  • kayan halı altlarına halıkaydırmaz koyun
  • Evde biblo , süs eşyası gibi kırılabilecek nesneleri bir müddet kullanmayın.


aynısefa çiçeği

calendula officinalis: dahili olarak ağiz boğaz agrısında , mide ülserinde harici olarak yara iyilesmesinde kullanılır. boğaz agrısında 1...